Eski şarkılara yeni yorumlar !
Eski şarkılara yeni yorumlar !
Dillere dolanmış eski şarkıların yeni bir sanatçı veya kendisine sanatçılık vasfı isnat edilen bir kişi tarafından tekrar söylenmesi hadisesidir. Şu sıralar çok popülerdir.
Sebebi aslında gayet açıktır; O eski, o nostalji kokan şarkıları zamanında yeterince tüketememişizdir, yeterince şirazesinden çıkmamıştır melodiler. Birileri çıkar ve "Yeniden söyleyelim, yeniden tüketelim, hadi daha fazlasını yapabiliriz" den başka bir anlam taşımayan bir şekilde bu eylemi gerçekleştirir.
Karşı olunması gereken bir şarkının yeniden veya bir başkasınca yorumlanması değildir aslında. Gayet güzel de yorumlayabilir, hatta belki eseri ilk seslendirenden bile daha iyi iş çıkarabilir... Sorun teşkil eden, insanın kanına dokunan, kısacası insanı ifrit eden, sanat eseri olan o şarkıların kimyasının, yapısının ve ahenginin yok edilmesidir. Buram buram hüzün kokan "Yıldızlar da Kayar" şarkısının taverna, disko ritmi şekline sokulmasıdır yanlış olan, ya da tamamen bizim hasretlerimizi anlatan "Ağrı dağın eteğinde" türküsünün tekno müzik şeklinde ki yorumlanmasına dahi canınızın sıkılmasına meydan vermeyen; güzelim türkünün harap edilişidir, üzerinden nemalanmaya çalışılışıdır.
Hepimzin gördüğü üzere örnekler çoğaltılabilir, hatta çoğaldıkça can da sıkabilir.
Şarkıya yorum getirmek aslını bozmak da değildir. Şarkıya kendinden bir şeyler katabilmektir, eserin üzerine, kıyısına köşesine küçük bir imza atabilmektir aslında. Bir türk sanat müziği klasiği olan "Eskimeyen Dost" şarkısını Zeki Müren den, Selami Şahin den veya Faruk Tınaz dan dinlediğinizde bu o şarkı diyebilmektir, her birinden ayrı keyifler alabilmektir.
Halkın hafızasına kazınmış bu şarkılar üzerinde bu denli rahat oynama, bu denli rahat yozlaştırma hakkını kendilerinde nasıl bulurlar anlamak da mümkün değildir.
|